Satürn Satürn dedik, aklımın dehlizlerinde numerolojiden dine, ezoterizmden astrolojiye bir rollercoasterda giderken nefes alabileceğiniz bir durak olması açısından minik bir Satürn bilgilendirmesi yapayım dedim.
Önce işin mitolojisiyle başlayalım, en sevdiğim, en sevdiğim!
Bizim astrolojide Satürn dediğimiz karakter, Roma mitolojisindeki adıyla anıyoruz onu, Yunan mitolojisine göre Kronos, Karmanın Lordu, Zamanın Bekçisi aynı zamanda. Babası Uranos’u, onun birtakım uzuvlarını kesmek suretiyle alaşağı ettikten sonra Rhea ile evleniyor.
Bir kahin, Kronos’la ilgili kehanetinde ona, babasına yaşattıklarını yaşayacağını söylüyor. Yaşattıklarını yaşama meselesi bence biraz suçluluk duygusuyla bağlantılı, neden kendi fikrimi belirttiğimi birazdan açacağım.
Babasıyla arasında geçen meseleye baktığımızda Uranos’un haksız olduğunu görebiliyoruz aslında. Gaia’dan doğan Titan yavrularına bakıp, “Uiiy bu uşaklar ne çirkindur ha” diyerek Tartaros’a gönderiyor. Buna dayanamayan Gaia, “Anayım ben ana! Kaç ay karnımda taşıyorum, yavrularıma doyamadan ayrı düşüyorum onlardan!” diyerek Kronos’tan yardım istiyordu. Acaba tanrıçalar beybi tanrıları kaç ay karnında taşıyordu?
Baktığımızda Uranos’un haksız tavrına karşılık Kronos’un kardeşlerini kurtarmak istemesi konusu var. Suçluluk hissi, babaya karşı gelme, Jung’un bireyleşme süreci, eninde sonunda ebeveynlerimizi anlama ve kendi istemediğimiz parçalarımızı kabul etmeye dayanabilir. Bu yüzden bu korku içine yer etmiş olabilir. O da Kronos’un kendi bireyleşme yolculuğuyla alakalı, ki Antik Romaya göz attığımızda Saturnalia Festivalini görürüz. Bu festival her şeyi kuralına göre yaşayan Kronos’un babası Uranos’a bir selam çakması gibidir.
Semboliklere döndüğümüzde Gaia’nın Kronos’a babasını kesip biçsin diye verdiği tırpan aslında “ektiğini biçme” meselesi ile ilgilidir. Kronos’un tarımla bağlantısını da anlatır.
Kronos’un kendi hikayesine dönelim; kehanetten sonra, sırasıyla çocukları Hestia, Demeter, Hera, Hades ve Poseidon’u mideye indirir. (Midede olma yine sıkıştırma, daraltma konusuyla bağlantılıdır.) Rhea, Zeus’u doğurduktan sonra, tıpkı Kahpe Bizans’taki gibi, Zeus’u uzaklara gönderip saklar günü geldiğinde dönüp kardeşlerini kurtarsın diye. Bu etme bulma dünyası meselesini, Kronos’un Zeus tarafından alaşağı edilmesinde görürüz.
Demek ki neymiş;
- Eden bulur. Satürn, geçmiş hayatta Mars’ımızla yaptıklarımızı bu hayatta işler.
- Satürn daraltır, tıpkı bir karnın içinde olmak gibi.
- Bu şekilde öğrenmemizi ve gelişmemizi ister.
İçine doğduğumuz toplum, aile, toplumda uyarak yaşamak zorunda olduğumuz ve kendi Satürnümüz nedeniyle içsel olarak da böyle hissettiğimiz konular Karmanın Lordu Kronos/Satürn ile ilgilidir.
Şimdi yavaş yavaş Satürn burç ve yerleşimlerine geçmeden kendi haritanızda bu konumlandırmayı nasıl yorumlamanız gerektiğini de anlatmak istiyorum. Bu formülü tüm yerleşim yorumlarında kullanabilirsiniz.
Satürn burcumuz, onun derslerini ve hangi konularda kısıtlama yaratıp ders aldıracağını anlatır. Bulunduğu burcun meselelerine bu şekilde karar veririz; ancak aynı burçta yerleşmiş tüm Satürnler aynı davranır diyemeyiz. Burada önemli noktalardan biri hangi eve de yerleştiğidir. Bulunduğu evin konularında kısıtlamanın o burç gibi olacağını söyleyebiliriz.
Satürn burcunuzu öğrenmek için tık tık.
Ev konularını buradan ve buradan bulabilirsiniz.
Ayrıca Satürn’ünüze Göre Cildiniz konulu yazı için buradan tık tık.
Örneklendirme yapalım: Satürn'ümüz 8. Evde Boğa burcunda yerleşmiş. Boğa'da ne konuda kısıtlama hissedecek? Karmik olarak yokluk, sıkıntı ve kıtlık temaları olabilir veya tam tersi elindeki bolluğu değerlendirememiş biri de olabilir. (Bu konuya Satürn açılarından bakabiliriz.) Bedenini tanımak, onun ihtiyaçlarını gözetmek, maddi güvence onun için önemli olacak. Ama 8. evde olması bu konuların biraz daha krizli gelmesine neden olabilir. Kişinin dönüşümüne katkı sağlayan bir yerdedir, aynı zamanda başkasının parası ve/veya eşin maddiyatı gibi konuları iyi yönetebilen biri de olabilir. Çünkü geçmiş yaşamlardan getirdiği Satürn motivasyonu onu temkinli olmaya yöneltecektir.
Evet, bu konuyu da açıkladıysak, burçlara ve ev yerleşimlerine geçebiliriz.
Satürn Koçta ve 1. Evde
Koç burcu yöneticisi Mars olduğundan dolayı öncelikle yaşam motivasyonunda düşüklük ya da zorlanmalarla karşılaşabilir. Yeni bir iş başlatmak, tıpkı bir Mars-Satürn karesinde olduğu gibi zorlayıcı olacaktır. Adım atmada başarısızlık korkusu kişiye eşlik edebilir. Bulunduğu ev konularına ve açılarına göre kişiyi geride tutan bir gösterge olabilir, inisiyatif alması, yaptığı işin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiği yerlerde kaçma eğiliminde olur.
1. evde yerleştiğinde yükselenle birlikte olduğundan dolayı biraz daha zorlayıcı olacaktır. Karmik yük dış dünyayla kurulan ilişkilerle ve onları yönetme becerisiyle de ilgilidir. Öz güven inşa etme, kendini ve kimliğini ortaya koymada, aslında temelde varoluşunu sürdürme gibi meselelerle sınanır.
Satürn Boğada ve 2. Evde
Örnekte ne demiştik? Geçmişte açlık, kıtlık, kaynakların kısıtlı kullanımı gibi konularla uğraştığı ya da tam tersi bolluk bereketin fazla olduğu ancak bunun kıymetini bilemediği yaşamları olabilir. Bu nedenle bu hayatta öncelikleri arasında maddi güvence, bedenini güvende tutmak olacaktır. Satürn kare ve karşıtlıklarında daha olumsuz bir karmadan bahsettiğimiz için güvenli alanının dışına çıkmasına neden olacak olaylarla karşılaşabilir ya da az önce bahsettiğim gibi bolluk bereketle yeniden sınanabilir. Bunu nasıl yönettiği, nasıl paylaştığı (bu noktada Jüpiter burcu da değerlendirmeye alınmalı) önemli olacak.
Satürn İkizlerde ve 3. Evde
İkizler dediğimizde ilk olarak iletişim gelir, Satürn bu alanda iletişim ve bilgiyi yönetmeyle ilgili karmik meselelere işaret eder. İnsan ilişkilerini nasıl yönettiği, dürüstlüğü, bilgisi ve eğitim seviyesiyle sınanır. Bu nedenle konuşma zorluğu, istediği eğitime ulaşamama, zihin karışıklığı gibi konuları getirebilir. Kişi içsel bir motivasyonla doğruluk/dürüstlük meselelerine dikkat etme eğiliminde olacaktır. Bu konumlanma eğitimden eğitime koşma, kendisini yetersiz hissetme şeklinde de ortaya çıkabilir.
Satürn Yengeçte ve 4. Evde
Örüntüyü fark ettik, değil mi? Astrolojide hemen hemen her şeyde bu formülle çalışıyor. Yengeç diyoruz, temalar, aile, sevdiğin insanlar ve koruma/korunma güdüsüyle ilgili. Burada kişi ya sorumluluğundaki aile bireylerine bakmamış ya da aile sevgisinden yoksun büyümüş olabilir. Bu hayatta sevgiyi alma-verme konusunda kısıtlamalarla karşılaşabilir veya kendisine verilmeyen sevgi üzerine güçlü bir hayat inşa etmek durumunda kalabilir. Ebeveynsiz ya da sevgisiz büyüdüğü bir çocukluk geçirdiği halde gördüğünüz en iyi anne/baba olan kişinin haritasında bu yerleşim olabilir. Ebeveynlerle ilgili bir eve yerleştiyse hayatında olsa dahi bu ebeveynin yokluğunu hissettiği bir yaşamı olabilir.
Satürn Aslanda ve 5. Evde
Aslanda olan bu yerleşim çocukluk çağında yaşanan bazı kısıtlarla ilgili olabilir. Kişi yaratıcılığını ortaya koymak, öz güven inşa etmek, kimliğini korumak, içindeki çocukla bağını sürdürmek gibi konularda zorlanmalar yaşayabilir. 5. ev yerleşiminde çocuk sorumluluğunun ağır gelmesi gibi bir his verebilir, buna bağlı olarak geç çocuk sahibi olabilir. Geçmiş yaşamlarda bu konulardan sınıfta kalmış, fırsatları değerlendirememiş olabilir. Müthiş potansiyeli olan bir yazarsınız, aklınız zırıl zırıl işliyor ve insanları hayrete düşüren yaratıcılıkta hikayeler yazıyorsunuz ama bu potansiyelinizi kullanmadınız. Boom! Bir sonraki hayata bir *Satürn Aslan 3. ev yerleşimli olarak gelebilirsiniz.
Satürn Başakta ve 6. Evde
Başak burcunun Satürn zaten yeterince zor değilmiş gibi yaptığı baskıyı görüyor musunuz siz de? Okurken bile bir ağırlık çöktü. Bu yerleşim bize geçmiş yaşamlardan, dünyadan elini eteğini çeken ya da hasta yakınlarına bakmaktan yaşadığı hayatın keyfini sürememiş bir ruhu anlatabilir. Ya da tam tersi, kendisine bakan birileri olmuştur ve bu hayatta içten içe birilerine “borçlu” olduğunu düşünerek yaşayabilir. Sağlık çalışanları, “Onun yaptığını herkes yapamaz” dediğimiz işleri yapan kişiler ve “Kendini bu kişi için ne çok paralıyorsun, biraz nefes al” diye uyardığımız insanların haritasında böyle bir yerleşim olabilir.
Satürn Terazide ve 7. Evde
Astrolojik danışmanlıkların büyük bir kısmını oluşturan, “Neden hala evlenemedim?” sorusunun sorumlularından biri bu konum. Neden, hemen anlatayım. Terazi dediğimizde aklımıza, hak, hukuk, adalet konuları geliyor olabilir. Diğer taraftan ilişkiler, ilişki kurma ve denge sağlama meselesine de bu burç bakar ve buraya kadar en baştan okuduysanız şaşırmayacaksınız, kişi geçmiş yaşamlarda bu konularda karma yaratmış ya da maruz kalmıştır. Partnerine görevlerini yerine getirememiş, aldatmış/aldatılmış ya da denge kuramadığı ilişkiler yaşamış olabilir. Özellikle 7. ev yerleşiminde partner karmik eş olabilir, “Onu ilk gördüğümde yıllardır tanıyormuş gibi hissettim…” tarzı romantik bir cümle kurduysanız haritanızda bu yerleşim olabilir. İlişkilerden ders almanızı ve alıştığınız yanlış davranış kalıplarından çıkmanızı ister, bunu yapana kadar yıllar geçebilir.
Satürn Akrepte ve 8. Evde
Akrep deyince aklımıza neler gelir? Gizli işler, para, risk almak, ölüm ve dönüşüm temaları. Geçmiş hayatlarda uçurum kenarlarında dolaşmış bu ruh için, bu hayatta krizler çözmek, ölümün yaşamın bir parçasını olduğunu kabul etmek, risk alırken belli güvenceleri sağlayarak adım atmak, gücünü kontrol etmek ve cinsellikte aşırıya kaçmamak gibi konulardan sınanacağı senaryolar yazılacaktır. Kişiye dönüşmesi için en büyük fırsatı veren yerleşimlerden biridir.
Satürn Yayda ve 9. Evde
Yay deyince aklınıza seyahat, gezme tozma, bi hava alayım diye çıkıp çarşı-pazar fink atmak geliyor. Satürn Yaydayken sadece bu tür konularda mı kısıtlama olur sandınız? Yok, öyle değil. Yay aslında inanç ve felsefe de demek ve bu yerleşimler bize kişinin bu hayatta belli düşünce kalıplarından uzak, açık fikirli biri olarak yaşaması gerektiğini gösterir. Kişi fanatikliğe varan aşırı davranışlardan, taşkınlıklardan kaçınmalıdır. Bireysel özgürlük ve demokrasi konularında kendini geliştirmeli, karşıt fikirlere saygı duymayı öğrenmelidir.
Satürn Oğlakta ve 10. Evde
Burada kişi sorumluluklarıyla ilgili yanlış kararlar vermiş ya da elindeki yetkiyi yanlış şekilde kullanmış olabilir. Hayatındaki her şeyi kontrol etmeye çalışmak onun için günlük yaşamın bir parçasıdır; ancak esneklik göstermesi gereken olaylarla karşılaşacaktır. Burada ders, sorumluluklarını yerine getirirken ya da inisiyatif alırken kendisine ve diğerlerine nasıl davrandığıyla ilgilidir. Başarısızlık korkusuyla otoritenin dozunu kaçırmamalıdır. Görev bilinci üst düzeydedir, işlerini “kendisine yakıştırdığı gibi” yapmaya çalışırken ruhuna nazik davranmalıdır. Mükemmeliyetçilik en büyük sınavlarından biri olacaktır.
Satürn Kovada ve 11. Evde
Kendisinden çok toplumu ya da içinde bulunduğu kalabalığı düşünen Kovanın en güçlü yerleşimlerinden biridir. Geçmiş yaşamda farklılıklarından ötürü kara koyun ilan edildiği olmuştur, bu hayatta da farklılıklarını ortaya koyarak hayatını sürdürmek ve isyan etmek ister. Tıpkı Satürn yani Kronos’un babasına Turist Ömer selamı verdiği Saturnalia festivali gibi arada bir katı kuralları genişletmek durumundadır. Ya da geleneksele bir Uranüs dokunuşu yaparak yine farkını ortaya koyacaktır. Burada önemli olan diğerlerinden biraz değişik olduğunu kanıtlamak için çok da savunamayacağı davranışlar ortaya koymamaktır.
Satürn Balıkta ve 12. Evde
Burada kişi zorlandığı, yalnızlık çektiği ya da yalnız kalmayı tercih ettiği hayatlardan geliyor olabilir. Suçluluk duygusu anahtar kelime gibidir, mutlu olduğunda bile bir şeylerden suçluluk duyabilir. Merhametlidir, öyle olmalıdır. Ancak merhamet duygusunu da kaybetmeden insanlara yardım etmeyi, faydalı olmayı deneyimleyebilir. Sezgileri kuvvetlidir, empatlık özelliği olabilir, etrafındaki kişilerin frekansını yükseltme yeteneğine sahiptir. Ne kadar zorlanırsa zorlansın yaşamı sürdürmeye dair de bir güdü taşır; bu geçmiş yaşam deneyimlerinde nefes alıyor olmanın değerini anlamış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Ve bu hayata da mutlu olmaya gelmiştir be kardeşim!
*Satürn Aslan 3. ev yerleşimi diye bir örnek verdik. Ne demiştik? Satürn Aslanda yaratıcılık konularından sınanabilir, 3. eve yerleştiği için zihnini toplama konusunda zorlanabilir, kelimeleri toparlamada güçlük çekebilir. Kısaca kafası bir çocuk gibi çalışsın diye uğraşacaktır ama geçmiş yaşamda böyle bir fırsatı varken kullanmamıştır! Burada dikkat edeceğimiz nokta Satürn yerleşimlerimizin kaderimiz olmadığıdır. Belli sınavlardan geçeriz ama örnekte olduğu gibi dertlerle birlikte dermanlar da vardır. Kişinin 3. Eve yerleşmiş Aslan burcunda Satürn’ü varsa bu kişi muhtemelen yükselen İkizler burcudur ve illaki çok konuşan, iletişim kurmayı seven, dış dünyaya kelimelerle bağlı biri olarak yaşamını sürdürme güdüsünde olacaktır. Yay DSC ya da 7. ev noktası ile karşısına çıkan insanlar açık fikirli olmasını destekleyecek, olumlu ya da olumsuz şekilde onu buna yönlendirecek ve kafasını açacak insanlar olacaktır.
Kendi haritanızı incelediğinizde de böyle göstergelerle karşılaşırsınız. Hiçbir zaman bir harita çok zorlu, içinden çıkılamaz, berbat, hayatı zindan edecek kadar kötü değildir. Çıkış yolunu gösteren birden fazla gösterge vardır. Hatta bir sır vereyim; o başarılarını gözlerimiz dolarak izlediğimiz, okuduğumuz insanlar genellikle bu sert haritalara sahip kişilerdir. Karmik olarak bu zorlanmayı kabul ederek geliriz. Ve minik bir açıklama daha: geçmiş yaşam diye bahsettiğim noktaları “atalardan gelen” özellikler gibi de alabilirsiniz. Hepsi aynı yere çıkar.
Satürn’le ilgili yeterince konuştuysak ben gidip biraz Simurg’u darlayayım. Gene internette bir şeyler gördüm, “Bu doğru mu?” “Sen bu konuda ne düşünüyorsun?” diye kafasını ütülemem lazım.
Şimdilik hoşça kalın.
Sevgiler.












Bir Cevap Yazın