12 Mayıs 1944 – 13 Aralık 1945
24 Aralık 1962 – 25 Ağustos 1964
25 Eylül 1981 – 16 Mart 1983
10 Nisan 2000 – 12 Ekim 2001
7 Kasım 2018 – 4 Mayıs 2020
Şimdi, öncelikle Kuzey Ay Düğümü neydi, onu biraz hatırlatayım; Kuzey Ay Düğümü tabii ki emekti! Çünkü ona gitmek için konfor alanımızdan çıkıp kendimizi zorlamamız, alışkın olduğumuz davranış kalıplarına ölçülü bir veda etmemiz gerekiyordu ki bu hayata geliş amaçlarımızdan birini gerçekleştirebilelim.
Allaah başlıyoruz. Yengeç, biliyorsunuz ki bayağı iyi bildiğim bir burç. Bu nedenle Yengeç’e gitmek için neler yapmalıyız hususunda iyi ipuçları verebilirim. Öncelikle bol bol ağlayıp kendimizi duygu sömürüsü konusunda geliştiriyoruz… şaka. Şaka şaka. Ama gerçeklik payını hemen ayırayım; duygular! Oğlak’tan gelen bir KAD Yengeç duygularının farkına varmalı ve onları yaşamanın kendisini yaralamayacağını bilmeli bir kere.
Görevimiz bu olunca, ister istemez aileden bahsediyoruz. Neden? Çünkü Ay demiştik, duygular demiştik, duyguları yönetme biçimimizin aileden, anneden geldiğini yazmıştık. Ailede inşa edilen bir diğer içsel mevzu güven, güvende hissetme durumu. Oğlak’tan gelince her şeyi garantiye alma ihtiyacı da ön plana çıkıyor, burada yapılacak nedir? Kendinden başkalarına güvenirken, herhangi bir yıkıntıda suçu tamamen üstlenip karalar bağlamak yerine, “Güvenirim ama kendi kanatlarım var, öyle de uçarım” diyebilmek. Hani dedik ya, GAD’a da ihtiyacımız var, elimizi eteğimizi çekmiyoruz, burada o var.
Oğlak’taki her şeyi görev, birer challenge gibi algılama konusu karşısındakini anlama, onun duygularını görme gibi durumlarda zorluk çıkarabilir. Burada ilk başta, “Her şeyi hisset, herkesi anla, kardeşim!” diyemiyoruz; ama pratikle olacak şeyler bunlar. Ki Satürn döngüsü ve birtakım transitlerle kişi zaten hayatının belli bir noktasından sonra KAD’a yürürken daha kararlı oluyor. Bu bir zaman sonra kendiliğinden gerçekleşecek.
Yengeç’te de Oğlak’ta da bir kabuk oluşturma olayı var, aman Allah’ım! Fark ne? Yengeç o kabuğu ne kadar sertleştirirse sertleştirsin bir şekilde kırılıyor, buna izin veriyor aslında, başka türlü dönüşemeyeceğinin farkında. GAD Oğlak için biraz buna izin verme ödevi var. “Kırılmaya izinlisin.” Bu tabii ki duygularını, duygusallığını açıkça ortaya koymak, bunlardan bahsetmeyi de beraberinde getiriyor. Dişil enerjiyi temsil eden burçlardan belki de en önemlisi Yengeç. Bu nedenle üstüne basa basa belirtiyorum.
Neleri geçmişte bırakmalı? Tabii ki toprak elementinin hüküm sürdüğü bir burçtan geldiği için, kontrol etme ihtiyacından vazgeçmeli! Bu onu güvenli alanda tutuyor, evet, bunu biliyoruz ama su olan Yengeç akışta kalmayı, akışa güvenmeyi öğütlüyor.
Her iki burç da öncü olduğundan dolayı yönetme ihtiyacı çoook fazla olacaktır. Her şeye, yönetilecek her konuya “Ben yaparım!” diye atılmaktansa, geçmişe bir bakıp, “Ben zamanında şuna da böyle atılmıştım, iyi olmadı. Bu sefer geri çekileyim” diyebilmek önemli.
Ve zoru çok seven Oğlak’tan, biraz kolaycılığa kaçmak ve kolay taraftan gitmek! Satürn tarafından yönetiliyorsun, tabii ki her şeyi tırnaklarınla kazıyarak alacaksın ama, kolay elde edebileceğin başarılar da var sevgili KAD Yengeç.
Yengeç, aile, vatan millet konularından bahsetmişken; KAD’ı Yengeç’te ve 4. evde yerleşmiş kişilerin doğdukları büyüdükleri topraklarda kalmaları, aile ilişkilerinin kuvvetli olması beklenir.
Bu, karmik olarak incelendiğinde de böyledir. Ruhun tekamülüne giden yol, atalarıyla ve onların desteğiyle kolaylaşır. KAD yöneticisi, GAD yöneticisinden daha kuvvetli, baskın konumdaysa, aile, ebeveynler bu yolda yürümesine yardımcı olacak en önemli kişilerdir.
KAD Yengeç’te, GAD Oğlak’ta olduğunda, GAD yöneticisi Satürn ve onun konumuna bakarak ruhun geldiği karanlık yolları az çok tespit edebiliriz. Satürn zaten akaşik kayıtların tutulduğu yerdir, oradaki karanlıkları, ancak tertemiz duygular ve bu duygularla hareket edilerek oluşturulacak iyi karma temizleyebilir ya da yardımcı olabilir diyelim.
Minnoş Yengeç’lere, aslında minnoş olduğunu içeri girince görebildiğimiz ama içeriye pek kimseyi almayan Oğlak’lara sevgilerimle.
Not: Bu yazıyı yazarken kaynak olarak Ruhsal Astroloji ve Karmanın Dört Kapısı isimli kitaplardan bir de karmaşık zihnimden faydalandım. Görsel de bana aittir, zaten kimse bu kadar basit bir çizimi ben çizdim diye sahiplenmez de, söyleyeyim dedim. Çokça sevgi.












Bir Cevap Yazın