GÖK GÜNDEM

gökyüzünden mesajınız var!

Gene ben – Aşıklar Kartı

Geçtiğimiz yazıda biraz rakamlardan, çokça Satürn ve bizden istediklerinden… mi demeliyim, dayattıklarından mı demeliyim, bunlardan bahsetmiştik.

Satürn odaklı minik de bir spin-off hazırladım sizin için; buradan tık tık.

Kusursuzluk tuzağının aslında buradaki sınavlarımızdan biri olduğunu konuştuk. Buna bağlı olarak da 666 sayısı, ve Tesla’nın 3-6-9’undan bahsettik.

Yine bilim ve numerolojiden gidelim, Tesla’nın bu rakamları neden önemsediğini biraz konuşalım isterim. 3 fazlı alternatif akım tekniğini geliştiren Tesla, bu teknikle akımı daha dengeli, kesintisiz ve verimli şekilde aktarmanın yolunu buldu. Bu teknikle 3 fazlı sistem daha az kayıpla enerji taşıyor, motorları daha verimli çalıştırıyor ve simetrik, döngüsel bir hareket yaratıyordu.

Ne tesadüftür ki, şu hayata uyanmaya gelmiş biz gariban ruhların yapmak istedikleri de tam olarak buna benziyor.
Çünkü bu üçlü denge, aynı zamanda evrensel bir düzene işaret ediyor:
Enerji sızıntısı olmadan yaşamak,
verimli çalışmak,
ve durmaksızın akan ama dengeli bir düzende ilerlemek.
Tıpkı Tesla’nın sisteminde olduğu gibi, biz de içsel enerjimizle uyumlu çalışmayı öğreniyoruz. Düalite konusu da bizim özgür irademize bağlanıyor.

Şems Suresi 8. Ayet

Elmalılı Hamdi Yazır
“Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,”

Yaşar Nuri Öztürk
“Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,”

Peki, içsel uyum dedik, bu uyumun kilit noktalarından biri ne? Kusursuz kusurluluğa giden (kibir yok, tevazu var) yolda bize yol gösteren en önemli kişi kim? Burada geçtiğimiz yazıda bahsettiğim Aşıklar Kartı devreye giriyor. Ruhsal bütünlüğü aradığımız, kendi mükemmelliğimizi yaratmak için canhıraş çalıştığımız bu fani dünyada, bir ruh eşinin bize eşlik etmesi fikri kalplerimizi yumuşacık yapıyor.

Hemen öncesinde bir ayet alıntılayalım. Aşıklar Kartı öncesi Adem’e öğretilen isimlerle ilgili olan ayetler bunlar. Kişisel fikrim, bu isimlerin esmalar olduğu yönünde; çünkü belli bir bilinç uyandırmak istediğimizde, gerçekleşmesini istediğimiz durumlarda zikrettiğimiz isimlere Esmaül Hüsna diyoruz. (zikr: anımsamak, hatırlamak)

Bakara 2/31-33 (Yaşar Nuri Öztürk)

31: Ve Âdem’e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: “Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz.”
32: Dediler ki: “Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alîm’sin, her şeyi en iyi şekilde bilirsin; Hakîm’sin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin.”
33: Allah buyurdu: “Ey Âdem, haber ver onlara onların adlarını.” Âdem onlara onların adlarını haber verince, Allah şöyle buyurdu: “Dememiş miydim ben size! Ki ben, göklerin ve yerin gaybını en iyi bilenim, A’lem’im. Ve ben, sizin açığa vurduklarınızı da saklayageldiklerinizi de en iyi biçimde bilmekteyim.”

Yaradan, Adem’i yarattıktan sonra ona isimleri öğretiyor. Bir bakış açısına göre niteliklerinden ona bahşediyor. Farklı bakış açılarıyla Adem’e eşyanın ismini ve görevlerini öğretmiş olabilir. Düşünme becerisi, kavrama ve bağlantı kurmaya dair nitelikler olduğuna dair yorum da yapabiliriz. Bu da bir sorumluluk yüklemedir aslında. İlerleyen zamanlarda Adem bunları “unutacaktır“.

Sizi, parantezi kapatarak hemen Tarot sekmesine geri getiriyorum. Bilgelik meyvesinden yemeden hemen önceki sahne, Adem ve Havva’nın en saf halini konuşuyoruz. İkisi de çıplak ve bu utanç duyulacak bir şey değil; çünkü henüz yasak meyveden yenmemiştir. Tamam olmak için tüm koşullar müsaitken Joker/Abdal/Deli (0 numaralı kart) bir seçim yapmak zorunda ve tecrübesizliğinden dolayı elbette yanlış seçim yapacaktır. Başlangıçta saf, temiz bir sevgi anlayışından, şehvetin söz konusu olmadığı bir halden bahsederken, meyvenin yenmesiyle birlikte Aşıklar artık bir dizi sınavdan geçmek zorundadır. Daha kötüsü, onlar yüzünden tüm insanlık bu sınava tabi tutulacaktır.

Klasik destede Adem ve Havva figürünün arkasında Rafael’i görürüz. Kanatları Mars’ın ateşinden, saçları da Venüs’ün yeşilinden alınmıştır. Önünde bekleyen Havva’nın bakışları Rafael’e dönüktür, yani üst bilince. Adem ise Havva’ya bakmaktadır, bilincin üstü olan aşamaya. Adem ise “ağacın temasından ötürü” bilinci temsil eder. Yani Bilinçten üst bilince giden bir yol vardır; Kahramanımız bu yolda önce Adem, sonra Havva, en son Rafael’e ulaşacaktır. Burada da önemli olanın iletişim olduğunu görürüz; Rafael iletişim meleğidir ve Aşıklar kartı da İkizler burcuyla bağlantılıdır. Zihin, bilinç, aklı kullanmak ve bu yolla “mükemmele” ulaşma yolculuğunu düşündüğümüzde bu tabii ki tesadüf değildir.

Tarotta, kartın sembollerinden, bilinç altında bize anlattığı hikayeden bahsettik. Peki buradan sert bir viraj alarak Lilith’in hikayesine geçmeye ne dersiniz? Havva diyorduk, ne ara konu Lilith Milith oldu dediğinizi duyar gibiyim… Kemerlerin zaaaten takılı olduğunu düşünüyorum, şimdi sizi bu yüzyıllardır anlatılan meyve muhabbetinin çıkış noktasına ve Lilith meselesine götürüyorum. Yani diğer yazıda…

Lilith’in hikayesini, alkarısını, astrolojide Lilith ve yerleşimlerini konuşacağız yani dönüşüm yolculuğumuzun da en önemli yapıtaşlarından birini. “Lilith kimdi, neden dışlandı ve istenmeyen ilan edildi, ya bu Lilith size ne etti?!” sorularının cevaplarını bulacağımız yazıdan önce hazırlık olarak sevgili Simurg’dan sizin için birkaç soru hazırlamasını istedim, cevapları -dilerseniz- yorumlara yazabilirsiniz.

🌑 Lilith’le Tanışma: 3 Soru

  1. Hayatımda hangi arzularımı “fazla” ya da “ayıp” bulduğum için ve kime benzememek için bastırdım?
  2. Gerçekten ‘evet’ demek istediğim hâlde ‘hayır’ dediğim son an neydi ve bunu neden yaptım?
  3. Hangi yanım görünür olursa, insanlar beni dışlar diye korkuyorum?

GÖK GÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin