Ay Düğümleri nedir, neden önemli? Buna önce Ay’la başlayalım.
Ay burcu, duygularımızı, kendimizi ruhsal ve fiziksel olarak besleme şeklimizi, otomatik tepkilerimizi, duyguları yönetme şeklimizi, annemizi, Black Moon Lilith ile birlikte karanlıkta kalan yanımızı, dişil enerjimizi ve konfor alanımızda nasıl davrandığımızı anlatır. Yani bir kişinin Ay burcunu bildiğimizde tüm bunlar hakkında bir fikir sahibi olabiliriz. Önceki yaşamda tüm Ay konularını yönetme şeklimize uygun olan bir Ay burcuyla bu hayata geliriz.
Karmik astrolojide de, geçmiş yaşam göstergelerini incelerken ilk baktığımız yerlerden biridir Ay. Bilinçaltı, geçmiş yaşamla ilgili önemli ipuçları barındıran bir hazinedir. Bu hayatta verdiğimiz kararlarda etkilidir; çünkü karar verirken o an beyin, “Bunu yapacağım,” deyip harekete geçmez, bu, bilinçaltında çoktan süzülmüş, ölçülüp tartılmış bir meseledir. Karmada yaşayacaklarımızı bilerek ve derslerimizi almaya söz vererek geldiğimizi düşünürsek kararların bilinçaltında çoktan alınmış olması destekleyici bir bilgidir.
Ay’ın son kavuşum yaptığı gezegen, kişinin önceki hayattan meselelerinin ne kadarını bu hayata taşıdığını, haritasında mevcut durumun karmik bir mesele olup olmadığını, bu hayatta derslerini ne ölçüde verebileceğini söyler. Sonraki kavuşum yapacağı gezegen ise bu hayat konularıdır basitçe. Neler yapılması gerektiğiyle ilgili çok fazla bilgi verir Ay bu anlamda.
Peki, Ay Düğümleri bize neler fısıldıyor? Önce nasıl oluştuklarına, ne yaptıklarına bakalım…
Ay Düğümleri, gezegenler ve asteroidler gibi fiziksel olarak var olan gök isimleri değiller. Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesiyle, Ay’ın Dünya’nın etrafında dolanırken çizdiği yolun kesiştiği noktalar bunlar. Bu kesişimlere Ay Düğümleri diyoruz.
Biri ejderhanın başı, diğeri kuyruğu olmak üzere, iki karşıt burçta yaklaşık 1,5 sene kadar kalıyorlar. Bu dönemde meydana gelen Güneş ve Ay tutulmaları da genellikle bu burçlarda (ufak sapmalar olduğunda Ay Düğümlerine en yakın olanlarda) gerçekleşiyor. Ve gerçekleşen tutulmalar, KAD ve GAD’ın konumu, bu dönemlerde hayatımızda meydana gelen kadersel olaylarda da rol oynuyor.
Bu olaylar, kişisel ya da toplumsal, olumlu veya olumsuz, yaşayacağımıza, ders alacağımıza söz verdiğimiz konular karmaya göre. GAD çoğunlukla olumsuz, geride bırakılması gereken, KAD daha ılımlı ve belki bizim için tanıdık olmayan mevzuları hayatımıza getiriyor. KAD gidilmesi gereken yola doğru bir ok çiziyor; ancak şunu unutmamak gerekiyor; geleceğe kucak açabilmek, yeniyi kabul edebilmek için her daim GAD’a ihtiyacımız var. Sonuçta kuyruk olmadan başın da pek anlamı kalmıyor.
Gelelim en basit haliyle GAD ve KAD’ı anlattıklarına…
Güney Ay Düğümü, içerisinde kendimizi çok iyi hissettiğimiz, atalarımızdan alıp getirdiğimiz, zorlanmadığımız, zaten önceki yaşamdan alışkın olduğumuz mevzuları, duygu durumunu söyler. Konfor alanımızdır, değiştirmek ve terk etmek istemeyeceğimiz yerdir.
Güdülerimiz, geldiğimiz yer, uzmanlık alanımız ve bir miktar tembellik ettiğimiz bölgeye işaret eder doğum haritalarında. Ejderhanın kuyruğudur; kuyruğu kovalamayı bırakmak gerekir.
Kuzey Ay Düğümü ise o konfor alanından çıktığımızda ödüllendirileceğimiz, tekamüle giden ve bu hayata geliş amaçlarımızı da barındıran zorlu bir yoldur. Ruhun amacı buradadır, gideceğimiz yer, öğrenmemiz gerekenler, gelişim, gelecek buradadır. Ama aynı zamanda göremediğimiz, bilemediğimiz bir noktadır. GAD’ın kucağından ayrılıp KAD’a gitmek çok kolay değildir, çaba gerektirir. Tabii ki o çaba ruha ödül de getirecektir. Ejderhanın başıdır, baş nereye giderse, ruh da oraya yönelecektir ve yönelmelidir.
Bugünlük yazının sonuna geliyorum, ancak bu bir bitiş değil. Sonraki yazılarda burçlar ve ev konumlarına göre Ay Düğümlerini okuyacaksınız.
Şuraya kenara çokça sevgi bırakıyorum, dilediğiniz kadar alabilirsiniz.
Görsel: Philip Anthony

